Mansuroğlu · Bayraklı / İzmir +90 540 090 22 04
Dr. Necip İlker Karakaş Medikal Estetik · İzmir

PCL Biyostimülan ve Kolajen Üretimi

· · İçerik güncellemesi:

Muayenehanede biyostimülan ajanları konuşurken en sık gelen sorulardan biri PCL’ye, yani polikaprolaktona dair. Yeni bir malzeme değil; tıpta uzun süredir kullanılıyor, zamanla da vücutta çözünüyor. Medikal estetikte cildin kendi kolajenini üretmesini uyarmak için tasarlanmış içeriklerde karşımıza çıkıyor. Biyostimülanların genel mantığını yüz gençleştirmede biyostimülan ajanlar yazısında daha geniş anlatmıştım. PCL’yi ayrıca konuşmaya değer, çünkü hastalarımın en çok karıştırdığı noktalar tam da burada toplanıyor. Bu yazı da o noktaları açmak için, bilgilendirme amacıyla yazıldı.

Polikaprolakton Dediğimiz Malzeme

Polikaprolakton, biyolojik olarak parçalanabilen sentetik bir polimer. Tıpta uzun yıllardır var. Ameliyattan sonra alınması gerekmeyen, kendiliğinden eriyen dikişlerin bir kısmı bu malzemeden yapılır. Vücut onu yavaş yavaş, en sonunda su ve karbondioksite kadar parçalar.

Medikal estetikte kullandığımız ürünlerde PCL, gözle seçilemeyecek kadar küçük kürecikler halinde bir taşıyıcı jelin içindedir. Enjeksiyondan sonra o jel görece kısa sürede emilir. Geride kalan kürecikler ise dokuda bir süre daha durur ve asıl iş onlarda. Orada kaldıkları sürede cildi kendi kolajenini üretmesi yönünde uyarmalarını bekleriz.

Aynadaki İlk Günlere Aldanmayın

Burada mantık dolgudan farklı. PCL içeren ürün, uygulandığı bölgede cildin kendi onarım yanıtını harekete geçirmeyi amaçlar. Yani bir çukuru anında doldurmuyoruz, cildin kalitesini zaman içinde desteklemeye çalışıyoruz.

Bunu hastalarıma hep aynı şekilde anlatırım. Uygulamadan çıkıp aynaya baktığınızda bir dolgunluk görürsünüz. O dolgunluğun büyük kısmı taşıyıcı jelden gelir ve jel emildikçe azalır. Sonra araya bir sessizlik girer. Asıl beklediğimiz değişim, kolajen yanıtı geliştikçe sonraki haftalarda kademeli olarak ortaya çıkar. Bu iki aşamayı bilmeyen hasta, birkaç gün sonra aynaya bakıp “etkisi geçti galiba” diye arar. Geçmemiştir. Asıl etkinin sırası daha gelmemiştir.

Cildin bu uyarana ne ölçüde yanıt vereceği kişiden kişiye değişir. O yüzden size kesin bir sonuç ya da net bir süre vaat etmem.

Dolguyla Aynı Şey Değil

Hyalüronik asit dolgusunda hacmi ürünün kendisi oluşturur. Enjekte ederim, o anda görürsünüz. PCL’de hacmi ürün değil, dokunuzun ürettiği kolajen yapar ve bu yüzden etki kademeli gelir.

Asıl ayrım geri alınabilirlikte. Hyalüronik asit içerikli bir dolgu gerekirse hyalüronidaz denen enzimle çözülebilir. PCL için böyle bir enzim yok. Malzeme zamanla kendiliğinden çözünür, evet, ama “çözünür” demek “istediğimiz an geri alırız” demek değil. Dozu ve planı dolguya göre daha temkinli kurmamızın nedeni bu.

Uygulama Günü ve Sonrası

Muayenehanemizde önce cildinize bakarız. Sağlık öykünüzü dinlerim, ne beklediğinizi konuşuruz. Hangi bölgeye uygulanacağına da o konuşmanın sonunda birlikte karar veririz. Bu konuşma bazen uygulamanın kendisinden uzun sürer, bence sürmeli de. Uygulamayı hekim yapar, steril koşullarda ve genellikle kısa bir seansta. Sonrasında nelere dikkat edeceğinizi de çıkmadan önce, sizin günlük düzeninize göre anlatırım.

Sonucu haftalar ve aylar ölçeğinde değerlendiririz, çünkü kolajenin oluşması zaman ister. Uygulama da çoğu zaman tek seferlik bir işlem olmaktan çok seans planıyla ilerler. Nihai sonuca planın tamamı bittikten sonra bakarız.

Kimlere Yapmıyoruz

Her hastaya uygun bir uygulama değil. Gebelikte ve emzirme döneminde yapmıyoruz. Uygulanacak bölgede aktif bir enfeksiyon varsa önce o düzelmeli. Bazı otoimmün hastalıklar ile bağ dokusu hastalıkları da engel oluşturur. Ürünün içeriğine karşı bilinen bir alerjiniz varsa konu zaten kapanır. Bunların dışında kalan her şeyi, cildinizin yapısından beklentinize kadar, muayenede konuşarak karara bağlarız.

Bir de şunu ekleyeyim. PCL enjeksiyonu hekim tarafından yapılması gereken bir uygulamadır. Bunu sizi korumak için söylüyorum.

Sık Sorulan Sorular

PCL kalıcı bir dolgu mudur?

Hayır. Ama bu sorunun altında sıklıkla başka bir soru yatar, “beğenmezsem ne olacak?” Malzeme zamanla parçalanır, orası doğru. Öte yandan hyalüronik asitteki gibi bir enzimle çözüp geri alma yolu yoktur. O yüzden kararı dolguya göre daha temkinli veririz.

Uygulamadan hemen sonra gördüğüm hacim kalıcı mı?

Hayır. Aynada ilk günlerde gördüğünüz büyük ölçüde taşıyıcı jeldir. O emildikçe hacim de iner. Asıl sonuç için sabır gerekir, kolajen yanıtı sonraki haftalarda yavaş yavaş gelir.

Sonuca ne zaman bakılır?

Kolajen üretimi hızlı bir süreç değil, o yüzden erken bakıp karar vermek yanıltır. Değerlendirmeyi haftalar ve aylar ölçeğinde yaparız. Seans planı varsa son sözü de plan bittikten sonra söyleriz.

PCL ile hyalüronik asit dolgusu arasındaki fark nedir?

Hyalüronik asit dolgusunda hacim ürünün kendisidir ve anında görülür. Gerekirse hyalüronidaz enzimiyle çözülebilir. PCL’de ise hacmi dokunun ürettiği kolajen oluşturur. Etki kademeli gelir ve bir enzimle geri alınamaz.

PCL kimlere uygulanmaz?

Gebelere ve emziren annelere yapmıyoruz. Uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon varken de yapmıyoruz. Bazı otoimmün ve bağ dokusu hastalıkları da engel. Ürün içeriğine bilinen alerji varsa yine yapılmaz. Bunların dışında kalan sağlık sorunlarınızı da mutlaka söyleyin.


Cilt kalitesini hedefleyen başka seçenekler için anti-aging mezoterapisi ve somon DNA gençlik aşısı sayfalarına göz atabilirsiniz. Hangisinin sizin cildinize uyacağını ise birlikte, muayenede konuşuruz.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararının veya hekim muayenesinin yerine geçmez. Kişiye özel uygunluk değerlendirmesi hekim muayenesinde yapılır. Bu konudaki bilgilendirme sayfası: Mezoterapi.

İlgili Yazılar

WhatsApp