Mansuroğlu · Bayraklı / İzmir +90 540 090 22 04
Dr. Necip İlker Karakaş Medikal Estetik · İzmir

Botulinum Toksin (Botoks) Hakkında En Çok Merak Edilenler

· · İçerik güncellemesi:

Halk arasında “botoks” olarak bilinen botulinum toksin uygulamasında ilk soru neredeyse hiç değişmez. Hasta daha koltuğa oturmadan sorar: “Kaç ayda bir yaptırmam gerekecek?” Arkasından “Yüzüm donar mı?” ve “Benim yaşımda erken değil mi?” gelir. Yıllardır muayene odasında aynı soruları duyunca cevapları bir kez de yazılı vermek istedim. Karşımda oturan hastaya nasıl anlatıyorsam öyle.

Botoks dediğimiz şey aslında ne?

Botulinum toksin, bir bakterinin ürettiği ve tıpta uzun yıllardır saflaştırılmış hâliyle, çok düşük dozlarda kullanılan bir protein. “Botoks” ise bu maddenin günlük dile yerleşmiş adı. Hastalarımız muayenede “botoks” der, biz de öyle deriz. Kastettiğimiz aynı şey. Çoğu hasta şunu duyunca şaşırır. Bu madde estetikte kullanılmaya başlanmadan çok önce nöroloji ve göz hastalıkları gibi alanlarda tedavi amacıyla kullanılıyordu. Kırışıklık uygulamaları o tıbbi birikimin üstüne, sonradan geldi.

Kasa giden sinyali bir süreliğine kısan bir madde

Mimik kaslarımız sinirden gelen sinyalle kasılır. Botulinum toksin, uygulandığı kasta bu sinir–kas iletişimini geçici olarak azaltır. Kasın gücü bir süreliğine düşer, aşırı kasılması yumuşar. Bunun kırışıklıkla ilgisini anlamak için kaşlarınızı çattığınızda iki kaşın arasında beliren o dikey çizgiyi düşünün. Ya da kaşlarınızı kaldırdığınızda alnınıza yayılan yatay çizgileri. Bunlar, aynı kasın yıllar boyunca tekrar tekrar kasılmasıyla oluşan “dinamik” çizgilerdir. Kas gevşeyince çizgi de hafifler. Etki kalıcı değildir. Sinirle kas arasındaki iletişim zamanla yeniden kurulur ve kas eski işlevine döner.

Yalnızca kırışıklık için kullanılmıyor

Bu maddenin estetik dışında da işi var. Aşırı terleme bunlardan biri. Bazı baş ağrısı türleri ve çene kaslarının aşırı çalışması, yani dişini sıkan ya da gıcırdatan kişilerdeki şikâyetler de öyle. Bu tedavi amaçlı kullanımlar ilgili uzmanlık alanlarının değerlendirmesiyle yapılıyor; hangi şikâyetin bu yöntemle ele alınabileceğine muayene bulgularına bakılarak karar verilir. Estetik tarafta ise en sık alın ve kaş arasıyla uğraşıyoruz; göz kenarındaki kaz ayakları da çoğu kez onlara eşlik ediyor. Aşağıda anlattıklarım estetik kullanımla ilgili. Tedavi amaçlı uygulamalar ayrı bir konu.

Etkisi ne kadar sürer, ne zaman tekrarlanır?

Literatürde etki süresi 3-6 ay olarak aktarılır. Geniş bir aralık, farkındayım. Kimi hastada mimikler üçüncü aydan sonra geri gelmeye başlar, kiminde etki altıncı aya kadar sürer. Aradaki farkı metabolizmanız, kasınızın gücü, uygulanan bölge ve verilen doz yapar. Etki bir anda bitmez. Mimikler yavaş yavaş geri döner, çizgiler yeniden belirmeye başlar. Kontrol muayenesinde bu seyre bakıp tekrar zamanını birlikte konuşuruz.

Sık duyduğumuz bir soru daha var. “Daha sık yaptırırsam etkisi daha uzun sürmez mi?” Sürmez. Aralığı kısaltmak sonucu ne uzatır ne güzelleştirir. Önerilen aralığın altına inmeyin. Size kesin bir süre vaat eden anlatımlara da temkinli yaklaşın. Bunu önceden bilmek mümkün değil.

Yaş konusunda dürüst bir cevap

“Kaç yaşında başlanır?” sorusuna tek bir rakam veremem. Estetik amaçlı uygulama erişkinlerde yapılır, gerisini çizgilerin durumu ve sizin ihtiyacınız belirler. Bazı kişilerde dinamik çizgiler erken yaşta belirginleşir, bazılarında çok daha geç fark edilir hâle gelir. Takvim yaşı tek başına bana pek bir şey söylemez; kaşlarınızı çatıp kaldırdığınızda yüzünüzde ne olduğuna bakarım. Neye baktığımı botoksun kaç yaşında yapıldığını anlattığım yazıda daha ayrıntılı açıkladım.

Son yıllarda “koruyucu botoks” diye bir yaklaşım konuşuluyor. Ortada henüz belirgin bir çizgi yokken, ileride oluşmasın diye uygulama yaptırmak. Her genç erişkin için uygun değil bu. Belirgin bir ihtiyaç yokken yapılan uygulamayı doğru bir tıbbi yaklaşım saymıyoruz. Bu taleple gelen genç bir hastaya önce yüzünü hareket ettirmesini isteyip birlikte bakarız. Ortada bir ihtiyaç yoksa bunu açıkça söyleriz.

“Yüzüm donacak mı?” korkusu

Belki de en sık duyduğumuz kaygı bu. Donuk, ifadesiz yüz bu yöntemin doğasında olan bir şey değil. Çoğunlukla dozun ihtiyaçtan fazla olmasından ya da noktaların yanlış seçilmesinden kaynaklanır. İyi planlanmış bir uygulamada kaşlarınızı yine kaldırabilir, yine şaşırabilir, yine gülebilirsiniz; sadece alnınız her seferinde derin çizgilerle katlanmaz.

Koltuğa oturmadan önce yüzünüzü hareket ettirmenizi o yüzden isteriz. Yüzünüzün yapısı, kasın gücü, mesleğinizin mimiklerinizi ne kadar kullandığı, sizin ne beklediğiniz… hepsi doza ve seçilen noktalara yansır. Sahnede ya da kamera karşısında çalışan birinin yüzüne, masa başında çalışan birininkiyle aynı planı yapmayız. Muayenenin asıl işi burada. Sonucun doğal görünüp görünmeyeceği büyük ölçüde o dakikalarda belli olur.

İşlem sırasında neler olur

Uygulama ince uçlu iğnelerle, muayenede belirlenen kas noktalarına küçük miktarlarda yapılır ve kısa sürer. Ağrıya gelince, herkes aynı şeyi hissetmiyor. Kimi “bu kadar mıydı?” diye sorar, kimi daha hassastır. Gerekirse öncesinde konforu artırıcı önlemler alırız. İşlemden sonra günlük hayata dönüş genellikle hızlıdır; işinize ya da alışverişinize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

İlk günlerde aynaya bakarken

İşlemden çıkıp aynaya baktığınızda çizgilerde henüz bir değişiklik görmeyeceksiniz. Bu normal. Etki takip eden günler içinde yavaş yavaş belirir, tam oturması 10-14 günü bulur. İlk günlerde “tutmadı galiba” diye endişelenip arayan hastalar olur. İkinci haftanın sonunu görmeden karar vermeyin. Gerekli görürsek bir kontrol planlarız. Etkinin yerleşip yerleşmediğine ve iki tarafın simetrisine o kontrolde birlikte bakarız. Bir kaş diğerinden farklı duruyorsa bunu değerlendirmenin zamanı da odur.

İşlemden sonraki saatler

İlk saatlerde uygulama bölgesine bastırmak ya da masaj yapmak, maddenin komşu kaslara yayılma ihtimalini artırabilir. İşlem sonrası kuralların çoğu bu ihtimali önlemek için var. Bölgeyi ovmayın, masaj yapmayın. Size söylediğimiz süre boyunca yüzüstü uzanmayın; öğle uykusuna alışkın olanlara bunu ayrıca hatırlatırız. Ağır egzersize ne zaman dönebileceğinizi, saunanın ya da hamam gibi çok sıcak ortamların ne zaman serbest olduğunu ve size özel diğer talimatları işlem bittiğinde konuşuruz. Beklemediğiniz bir şey fark ederseniz internette aramak yerine bizi arayın.

Kimlere uygulamıyoruz

Bazı durumlarda bu uygulamayı yapmıyoruz. Gebelik ve emzirme dönemi bunların başında geliyor. Uygulanacak bölgede aktif bir enfeksiyon varsa o iyileşmeden iğne yapmayız. Sinir–kas iletimini etkileyen bazı hastalıklar da uygulamanın yapılmadığı durumlar arasında. İçeriğe karşı bilinen bir alerji ve düzenli kullanılan bazı ilaçlar ise değerlendirmeyi etkiler. Sağlık geçmişinizi ve kullandığınız ilaçları eksiksiz anlatmanızı istememizin sebebi bu. “Bunun ne alakası var” deyip atladığınız bir ilaç bile kararı değiştirebilir.

Dolguyla karıştırmayın

“Botoks mu yaptırsam, dolgu mu?” sorusu da çok geliyor. İkisi farklı sorunlara farklı yollarla yaklaşır. Botulinum toksin kasın hareketini geçici olarak yumuşatır ve mimik kaynaklı çizgileri hedefler. Dolgu ise kaybolan hacmi yerine koyar ya da hatları destekler; kasla bir işi yoktur. Biri diğerinin yerini tutmaz. Yüz analizinde baktığımız ilk şey şu: sorun kasın kasılmasından mı geliyor, yoksa altındaki hacmin azalmasından mı? Kimi hastada yalnızca biri yeterli olur, kiminde ikisini birlikte planlarız.

Aklınızda kalan sorular için

Uygulamanın adım adım nasıl ilerlediğini ve kimlere uygun olmadığını botulinum toksin uygulaması sayfasında daha ayrıntılı anlattık. Hacim ve hat kaybıyla ilgili seçenekler ise dolgu uygulamaları sayfasında. Bu yazı bilgilendirme amaçlı; uygulamanın size uygunluğu, dozu ve tekrar aralığı muayenede kişiye özel değerlendirilir. Burada cevabını bulamadığınız soruyu muayeneye getirin, birlikte bakarız.

Sık Sorulan Sorular

Botoks bağımlılık yapar mı?

Yapmaz. Bıraktığınızda kaslar zamanla eski hareketine döner, bağımlılık yaratan bir mekanizma yok. “Bırakınca yüz eskisinden beter olur” sözü de doğru değil. Çizgiler uygulama öncesindeki hâline döner.

Yüz ifademi kaybeder miyim?

Ölçülü ve doğru planlanmış bir uygulamada beklenen bu değil. Donuk ifade genellikle dozun fazla gelmesinden ya da bölge seçiminden kaynaklanır. Planlama yüz yapınıza göre yapılır.

Ne sıklıkla tekrarlanmalı?

Herkese uyan standart bir aralık vermek doğru olmaz. Süre kişiye ve uygulanan bölgeye göre, dozla birlikte değişir. Etkinin tamamen geçmesini beklemeden hekimin belirlediği takvimle ilerlemek yaygın yaklaşımdır.

Kaç yaşında başlanmalı?

Belirli bir yaş sınırı yok. Yaştan çok mimik çizgilerinin durumuna bakılır. Uygulamaların tamamı yetişkinler içindir.

Gebelikte uygulanabilir mi?

Hayır. Gebelikte de emzirme döneminde de botulinum toksin uygulaması yapılmaz.

Hangi durumlarda uygulanmaz?

Gebelik ve emzirme dönemi, uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon, bazı nöromusküler hastalıklar, kullanılan ürüne bilinen alerji ve kontrol altında olmayan sistemik hastalıklar. Bu listeye giren bir durumunuz varsa muayenede mutlaka söyleyin.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararının veya hekim muayenesinin yerine geçmez. Kişiye özel uygunluk değerlendirmesi hekim muayenesinde yapılır. Bu konudaki bilgilendirme sayfası: Botoks Uygulaması.

İlgili Yazılar

WhatsApp