Yüzüm Neden Çöktü? Hacim Kaybı mı, Cilt Gevşekliği mi?
· Dr. Necip İlker Karakaş · İçerik güncellemesi:
“Yorgun görünüyorsun” sözünü iyi uyuduğunuz bir sabah duyduysanız, mesele uyku değildir. Bu şikâyetle gelen hastaların çoğu aynadaki değişimi “yüzüm çökmüş” diye tarif eder; bir kısmı çene hattının eridiğini, bir kısmı her şeyin aşağı kaymış gibi durduğunu söyler. Hepsi aynı şeyi anlatıyor gibidir. Oysa bu görünümün arkasında iki ayrı süreç vardır. Biri hacim kaybı, öteki cilt gevşekliği. Aynada birbirine benzerler, yapılacak iş ise aynı değildir.
Yüzü Taşıyan İki Katman
Yüzün dolgun halini kemik yapısı ve derin yağ yastıkçıkları taşır. Bu yastıkçıklar 30’lu yaşların ortalarından itibaren incelmeye başlar, kemik desteği de yavaş yavaş geriler. İskelet küçülür ama üzerindeki örtü aynı kalır. Şakaklar ve yanak ortası çukurlaşır, göz altına ve ağız çevresine gölge düşer. Bu tabloya hacim kaybı diyoruz. Cilt burada suçsuzdur; altındaki zemin çekilmiştir.
Cilt gevşekliği ise cildin kendi meselesidir. Kolajen üretiminin 20’li yaşların sonundan itibaren yılda yaklaşık yüzde bir azaldığı kabul edilir. Elastin lifleri de zayıflayınca cilt incelir, yükünü taşıyamaz hale gelir ve gerildiğinde eskisi gibi toparlanamaz. Aynada bunu çene hattının bulanıklaşması olarak görürsünüz. Ağız köşelerinin iki yanında doku aşağı toplanır, boyun gevşer.
Aynanın Önünde Üç Küçük Deneme
Net ayrımı muayenede yaparız, ama evde de epey fikir edinebilirsiniz.
Önce ışığa bakın. Tepeden gelen ışıkta, sözgelimi banyodaki tavan lambasının altında, göz altında ve yanak ortasında koyulaşan gölgeler öncelikle hacim kaybını düşündürür. Şakaktaki çukurlaşma da aynı hesaba girer. Gevşeklik kendini gölgeden çok biçimle gösterir; çene hattı silikleşir, doku aşağı doğru yığılır.
Sonra uzanın. Sırtüstü yatıp el aynasına bakın. Sarkma ve derin çizgiler belirgin biçimde yumuşadıysa, aşağı çeken şey yerçekimidir ve gevşek doku ön plandadır. Çukurluk ile gölge yatarken de yerinde duruyorsa hacim kaybını gösterir. Bu denemeyi muayenehanemizde de yaptırırız; koltuk geriye yatırıldığında yüzün nasıl değiştiğini birlikte izleriz.
Üçüncüsü elastikiyet. Yanak cildini iki parmağınızla nazikçe tutup bırakın. Hemen yerine oturuyorsa elastikiyet büyük ölçüde korunmuş demektir. Gözle görülür bir gecikmeyle toparlanıyorsa cilt taşıma gücünü yitirmeye başlamıştır.
Bir not daha. 40’lı yaşlardan sonra iki süreç sıklıkla bir arada ilerler ve soru “hangisi” olmaktan çıkıp “hangisi ağır basıyor” halini alır. Bu hesabı evde ayna karşısında çıkarmak zordur; bu gözlemler yön gösterir ama tanı koymaz.
Tedavide Sıra ve Ölçü
Bu ayrımı bu kadar kurcalamamızın nedeni, yapılacak işin buna göre değişmesidir.
Hacim kaybında azalan desteği yerine koyarız; bunun için dolgu uygulamalarına başvururuz. Akla ilk gelen, dolguyu gölgenin göründüğü yere koymaktır. Oysa kayıp çoğu zaman gölgenin düştüğü yerden başka bir bölgede başlar. Planı oraya göre kurarız.
Cilt gevşekliğinde hacim eklemek soruna cevap olmaz, çünkü eksik olan doku kalitesidir. Bu yüzden cildin kendi kolajen ve elastin üretimini uyaran mezoterapi gibi uygulamalara yöneliriz. Burada sabır gerekir. Kolajen yapımı zaman ister; seanstan çıktığınızda aynada büyük bir fark beklemeyin. Görünür değişim haftalar içinde belirir, 8-12 hafta civarında yerine oturur.
Gevşek bir yüze yalnızca dolgu yapmak ise yükü artırır; sarkma daha da belirginleşebilir. O nedenle hangi işlemin önce geleceğine ve ne miktarda yapılacağına baştan karar veririz.
İki sürecin iç içe geçtiği yüzlerde enjeksiyon temelli uygulamaları birlikte planlarız. Bu kombinasyonu sıvı yüz germe sayfasında ayrıntısıyla anlattık. Hangi bileşenin ne ağırlıkta gireceği ve değişimin nasıl seyredeceği yüzden yüze değişir. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; sizin yüzünüzde neyin baskın olduğuna randevu alarak birlikte bakabiliriz.
Sık Sorulan Sorular
Hacim kaybı ile cilt gevşekliğini ayıran nedir?
Hacim kaybında yüzün kendisi küçülmüş, zayıflamış görünür. Gevşeklikte doku yerindedir ama cilt onu tutamaz, aşağı kayar. Çoğu hastada ikisi bir aradadır; belirleyici olan hangisinin ağır bastığıdır.
Yanlış ayrım yapılırsa ne olur?
Gevşekliğin ağır bastığı bir yüze yalnızca dolgu yapılırsa doku ağırlaşır ve sarkma daha görünür hale gelebilir. Uygulama teknik olarak kusursuz olsa bile beklediğiniz sonucu vermeyebilir.
Hangisinin baskın olduğunu evde anlayabilir miyim?
Bir ölçüde. Yazıda anlattığımız uzanma ve tutup bırakma denemeleri size yönü gösterir; ağırlığı ölçmez ve bir tanı yöntemi değildir. O kısım muayeneye kalıyor.
İkisi bir aradaysa hangisinden başlanır?
Çoğu zaman baskın olandan. Önce ona yönelir, dokunun verdiği yanıta göre ilerleriz. Miktar ve sıra buna göre ayarlanır.
Cilt gevşekliğinde hangi uygulamalar gündeme gelir?
Cildi yeniden üretime çağıran uygulamalar; mezoterapi bunların başında gelir. Hacim eklemek burada işe yaramaz. Sonucu görmek için beklemeniz gerekir, çünkü kolajen bir gecede yapılmaz.